bevr

Çarşamba, Kasım 15, 2006

Özge Hollanda'da

Uzun bir aradan sonra yıllık iznimde yeniden yazıyorum, ve bu sefer Hollanda'dayım
(Ayşegül serisi gibi oldu, Özge Hollanda'da...)

Derya an itibariyle derste, ben de onun odasında telefonumun şarjınının dolmasını beklerken bir şeyler karalamaya vakit buldum.
İşe girdiğimden beri ilk defa böyle durduğumu hissettim. "Zaman geçirmem gerek, oyalanayım. ayrıca yapacak birşey, kafamı meşgul edecek bir şey yok!"... Öğrencilikte böyleydim, özlemişim bu öğrenci hissiyatını...

Dün uçağı beklerken Selen diye bir kızla tanıştım. Yolculuğun öncesi ve sonrasıyla yaklaşık 6-7 saat muhabbet ettiğimizden dolayı iyi bir muhabbet insanı daha kazandım diyebilirim. (Bunda uçaktaki Heineken kardeşliğimizin de etkisi var tabii, yol daha uzun olsa artık içmekten nara atarak inebilirdik. Garibim gideceği yerden bihaberdi indiğinde, acaba otelini bulabildi mi?...)

Hulusi sağolsun beni havaalanında karşıladı, Selen'e de ne tarafa gitmesi gerektiğini söyledikten sonra Den Haag'a (yani Derya'ya) giden bir trene bindirmek üzere girişimde bulunurken aklını çeldim ve o da geldi Den Haag'a. Akşam üçümüz takıldık. Henüz pek göremedim ama akşam gördüğüm kadarıyla Den Haag Hollanda'nın buranın Ankara'sı. Her şey kraliçenin, prensin vs. Çok düzenli sokaklar boş. Neyse ki Derya birkaç güzel bar keşfetmiş de oralarda takılıp eğlenebiliyoruz. (Derya, bardaki Amerikalı çocuğun adı Kyle, unuttukça buraya bakabilirsin : ) )
İlerleyen zamanlarda birkaç resim koyarım...

Asıl bugünden itibaren görmeye başlayacağım, hatta artık çıkayım. Derya elime harita tutuşturup, görmeye değer yerleri işaretleyerek dersine gitti. O dersteyken güzel bir Den Haag turu yapacağım. Yarın Rotterdam'ı gezip Nergiz'i de kolundan tutup geleceğim. Hulusi de gelecek ve dördümüz İstanbul'daki alem gecelerinin bir benzerini yapacağız. Cuma ve Cumartesi de Hulusi ile Amsterdam'a akacağız. (Bu arada Türkiye'den bir arkadaşım burada olduğumu öğrenip "Ben de geleceğim" dedi, çılgın gelişmeler olabiliyor. Bakalım...)

Şimdilik durum bu. Artık gidip haritam ve fotoğraf makinamla turist moduna gireyim...

2 Yorum :

Çar Kas 15, 10:50:00 PM

şu anda amsterdam'da olmak vardı anasını satayım, rembrant'ta mısır atmak kuşlaraaaa...

diyor Blogger divadeiwob...  
Per Kas 16, 03:59:00 AM

Evren be yalan burası. Biz seninle Eminönü'nde atarız kuşlara mısır, sonra vapura binip martılara simit atarız, istersen ordan da petshopa gidip muhabbet kuşlarını besleriz...
Burası 1 hafta-10 günlük gezme yeri, kuşa yem vercen diye yaşanmaz.

PS:
Derya: Susun!

diyor Blogger Ozge...  

Yorum Gönder

<< Home