Gün 4 (Murphy İş Başında!)
İlk 3 günün sonunda bugünden itibaren normal yazı seyrime dönecektim ki bugün de işle ilgili anlatacağım şeyler oldu. (Daha çok olacak gibi de görünüyor!)
Güne kötü başladım. Sabahın 6'sında işe giderken yolun ortasında park edip çekmemekte direnen kargocular yüzünden adamların "boş boş, rahat burası, gel gel" sözleriyle daracık bir yerden geçmeye kasıyordum ki park halindeki aracın aynasına değip düşürdüm. Bu kadar yumuşak dokunmayla bir şey olmaması gerekirdi gerçi, ama demek ki emanet gibi duruyormuş orda. Bakındım ettim ama yapacak bir şey yoktu, "Sabah kalkıp bunu gördüğünde bana küfredecek" üzüntüsüyle yoluma devam ettim.
Bence adam cidden küfretmiş ve tutturmuş, gittiğmiiz bir bayii bana bağırıp kovdu!
70 küsüründe yaşlı bir bakkal amca (70 vardır heralde; adam ayakta zor duruyor, titriyor, konustugu bile zor anlaşılıyordu. Amcayı gömme vakti bence gelmişbile! "Ölmüş haberi yok" denilebilecek cinsten...) arkadaşın dünkü dağıtımında eksik olduğunu iddia etti. Bizim arkadaş da malları oğlunun teslim aldığını, herkesin kontrol ettiğini ve depoda da sayımın doğru çıktığını söyleyince adam sinirlenip bağırmaya, "Hayır getirmedin, vermedin malı" diye götürdüklerimizi de fırlatmaya başladı. Sonra sinirden iyice titremeye başlayınca kalpten gidecek diye korkup araya girdim "Sakin olun, bir de oğlunuzla konuşalım isterseniz" diyerek. Arkadaştan biraz da olsa çekinip yeterince sinirlenememiş olacak ki daha küçük bir kız görünce bana daha şiddetli bağırmaya başladı "Çık dışarı, sen hiç konuşma! Git burdan istemiyorum seni!" diye. Ben de amca kalpten gitmesin, sakinleşsin diye çıkıp dışarda bekledim. Yarın aynı yere bir daha gidilecek, bu sefer arabada beklemeyi düşünüyorum.
"Ne manyaklar var" diyip geçmek istiyorum. Dünyanın en zor işi insanlarla uğraşmak, Allah kolaylık versin böyle işi olanlara...
Güne kötü başladım. Sabahın 6'sında işe giderken yolun ortasında park edip çekmemekte direnen kargocular yüzünden adamların "boş boş, rahat burası, gel gel" sözleriyle daracık bir yerden geçmeye kasıyordum ki park halindeki aracın aynasına değip düşürdüm. Bu kadar yumuşak dokunmayla bir şey olmaması gerekirdi gerçi, ama demek ki emanet gibi duruyormuş orda. Bakındım ettim ama yapacak bir şey yoktu, "Sabah kalkıp bunu gördüğünde bana küfredecek" üzüntüsüyle yoluma devam ettim.
Bence adam cidden küfretmiş ve tutturmuş, gittiğmiiz bir bayii bana bağırıp kovdu!
70 küsüründe yaşlı bir bakkal amca (70 vardır heralde; adam ayakta zor duruyor, titriyor, konustugu bile zor anlaşılıyordu. Amcayı gömme vakti bence gelmişbile! "Ölmüş haberi yok" denilebilecek cinsten...) arkadaşın dünkü dağıtımında eksik olduğunu iddia etti. Bizim arkadaş da malları oğlunun teslim aldığını, herkesin kontrol ettiğini ve depoda da sayımın doğru çıktığını söyleyince adam sinirlenip bağırmaya, "Hayır getirmedin, vermedin malı" diye götürdüklerimizi de fırlatmaya başladı. Sonra sinirden iyice titremeye başlayınca kalpten gidecek diye korkup araya girdim "Sakin olun, bir de oğlunuzla konuşalım isterseniz" diyerek. Arkadaştan biraz da olsa çekinip yeterince sinirlenememiş olacak ki daha küçük bir kız görünce bana daha şiddetli bağırmaya başladı "Çık dışarı, sen hiç konuşma! Git burdan istemiyorum seni!" diye. Ben de amca kalpten gitmesin, sakinleşsin diye çıkıp dışarda bekledim. Yarın aynı yere bir daha gidilecek, bu sefer arabada beklemeyi düşünüyorum.
"Ne manyaklar var" diyip geçmek istiyorum. Dünyanın en zor işi insanlarla uğraşmak, Allah kolaylık versin böyle işi olanlara...


5 Yorum :
Bir öneri:
Pet Shopta çalış :)
Ahaha çalışamam ben orda. Kafesteki hayvanlara bakar bakar ağlarım, dayanamayıp hepsini evime götürmeye kalkarım rahat etsinler diye...
hmmm.. o zaman kötü, insanları sildik, hayvanları sildik, listede doğa üstü varlıklar, dünya dışı yaratıklar ve boş oturma ismini verdiğimiz "ev hanımlığı" kalıyor seçim senin :)
Zengin koca bulmam gerek o halde : )
Dayanamam, zevkine çalışırım bu sefer de.
deli olmak istiyor insan bazen
insanlarla ugrasmaktan bikip
Yorum Gönder
<< Home